Bear GRYLLS’in Malzemesiz Versiyonu; Ed STAFFORD

Neredeyse tam bir yıl önce yine böyle parmaklarımı bilgisayar klavyesine koymuş ve maceraperest Bear GRYLLS’ten; onun heyecan, ilham, yaşam gücü ve keyif veren İnsan Doğaya Karşı(Orijinal adı Man vs. Wild) adlı harika programından bahsetmiştim. Bugün de yine aynı hisleri uyandıran ve en az Bear GRYLLS kadar deli ruhlu birini ve onun programını konu edeceğim yazıma… Adamımız, Ed STAFFORD… Programı ise Ed Stafford ile Kurtuluş Öyküleri. 

Düşünün ki daha önce gitmediğiniz, yaşamadığınız ya da bilmediğiniz bir yerde, sadece elinizde bir kamera ile tek başınıza bir hafta süreyle yaşam mücadelesi veriyorsunuz. Su yok, yemek yok, ateş yok, barınak yok… Her şey senin yeteneğine ve yaşama tutunma azmine bağlı. Ed STAFFORD da karşı karşıya kaldığı bu durumlarda bazen beş bazen de on gün süreyle hayatta kalma mücadelesi veriyor. Yanında sadece kamera ekipmanları olan Ed, program çekimlerini de kendisi yapıyor. Peki kimdir Ed STAFFORD? İnternette kısa bir araştırma sonucunda 1975(43 yaşında) doğumlu bir İngiliz olduğunu görmekteyiz. Kâşif ve yazar olmasının yanı sıra Bear Grylls gibi askeri bir geçmişi bulunmaktadır(İngiltere ordusunda eski yüzbaşıdır). amazon nehrini baştan sonra yürüyerek geçen ilk ve tek kişi olarak bu alanda Guinness rekorlar kitabına girmiştir. Vahşi doğada açlık, susuzluk, korku vb. durumlarla mücadele etmeyi konu alan programlar yapmaktadır. 

Ed Stafford ile Hayatta Kalma Mücadelesi

Bir Bear GRYLLS hayranı olarak Ed STAFFORD da seni etkiledi mi derseniz, cevabım kesinlikle evet olacaktır. Peki bir kâşif olan Ed STAFFORD’u keşfetmem Bear Grylls’e olan hayranlığımı sarsacak mı, kesinlikle hayır. İkisi de bu alandaki hayranlık hisselerimi yarı yarıya paylaştılar. Her ne kadar konseptleri aynı olsa da tarzları farklı diyebilirim. Bear Grylls’in hayatta kalma mücadelesi daha teknik bilgiler içeriyor ve bu da beni çok etkiliyor(telefon bataryasından ateş yakması gibi). Ed’in ise doğallığı ve ateş yakmak, su bulmak, yemek bulmak gibi anlardaki çocuk gibi sevinişi çok keyif veriyor. Aslında işin özeti ne biliyor musunuz, ben bu adamlarla bir hafta tatil yapmak isterim. Hani “ölmeden önce yapılacaklar listesi” diye bir kavram vardır ya, işte o listeye bu adamlarla birlikte, yaşadıkları maceradan bir hafta tatmayı da eklemek lazım. Siz ne dersiniz?

Bir not… Bu adamlar neden izlenmeli ve ben bu programları neden izliyorum biliyor musunuz? Hayatta en ufak şeylerden keyif alabilmeyi öğretiyorlar insana ve dönük günümüzün temel sorununa baktığımızda ise mutlu olmayı bilmediğimiz, beceremediğimiz bir gerçekle yaşıyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir