Buuuz Gibi Soğuk Sudan İçeeen!

Aranızda bu ticari sloganı hatırlayanlar var mı? Ya da hatırlamakla kalmayıp bizzat kullanmış olanlar…

Bir kaç gün önce kaleme aldığım yazımda, çok güzel bir çocukluk dönemi geçirdiğimi söylemiştim. Güzel geçmesinin yanı sıra çeşitli deneyimlere de şahit oldu çocukluğum… Bu deneyimlerden birisi de para kazanma girişimleriydi.

Çocukken para kazanmak deyince akla hemen maddi imkansızlıklar nedeniyle yapılan uğraşlar gelir ama olaya sadece bu yönden bakmamak lazım. Nitekim çocukluğumuzdaki merak duygusu burada da devreye giriyordu ve maddi açıdan bir zorluk içinde olunmasa da çocukken para kazanmak için çeşitli işlere el atıyorduk.

 

 

Çocukken Para Kazanmak İçin Yaptıklarım!

 

Bazıları çok enteresan bazıları ise klasik olmak üzere çeşitli şekillerde para kazandım çocuklukta. Aşağıda da çocukken kullandığım para kazanma yöntemlerini sıraladım…

 

Misket(bilye) satmak

Mahallede en iyi misket oynayan kişi bendim diyebilirim. Çok isabetli atardım. Öyle ki cebime bi kaflik(misket oynarken atışları yaptığımız elimizdeki sabit misket, bir nevi lider misket) bi de 40-50 sayıya denk gelen iki üç misket atıp oyun alanına gider, pantolonumun iki cebi de dolu şekilde oyun alanından ayrılırdım. Daha sonra da parası olan çocuklara bakkaldan ucuza satardım misketleri… Günlük harçlığımı çıkartırdım…

 

Uçurtma Satmak

Uçurtma deyince aklınıza çıtalı diye tabir ettiğimiz büyük uçurtmalar gelmesin haa… Ben kağıt uçurtma yapıp satıyordum. Çok güzel kağıt uçurtma yapardım çocukken. Özellikle kuşe kağıttan dergilerin sayfalarıyla çok daha kaliteli olurdu kağıttan uçurtmalar… Neredeyse çıtalı uçurtmalarla yarışacak kadar yükseğe çıkabilen kağıt uçurtmalarımı satarak da para kazanmıştım.

 

Ayakkabı Boyacılığı Yapmak

Çocukken para kazanmak için yapılan en sık ve en kazançlı işlerden biriydi ayakkabı boyacılığı… Nitekim ben de en iyi kazancı ayakkabı boyacılığı yaparak kazandım ama çok kısa sürdüğünü söylemeliyim. Bu kısa süren ayakkabı boyacılığı serüvenimde öyle komik anılarım oldu ki… Bir keresinde kahvehaneye girip “boyayalım abi” diye seslendiğimde bir adam şöyle karşılık vermişti; “bunları boya bakalım ama ayna gibi olmazsa para vermem haberin olsun.” Ayakkabının rengi o kadar gıcıktı ki kahverengi ile kırmızı arası bir şey… Zaten bizim gibi uyduruk boyacılarda iki renk olur; siyah ve kahverengi. Peki ne yaptım, aldım elime fırçayı ve temizledim ayakkabıyı önce… Sonra çıkarttım cilayı… Güzelce sürdüm ayakkabıya ve kadife bez parçasıyla da güzelce parlattım. Adamın ayağının önüne sürdüm ayakkabıyı… Adam oyun oynadığı için ayakkabıya bakmamıştı bile… Tabi ben de parayı alıp hemen topukladım…

 

Pazarda Soğuk Su Satmak

İşte bu, benim çocukluğumun en keyifli para kazanma deneyimiydi. Ticari zekâm da tavan yapmıştı bu işle birlikte. Her pazar günü evimizin önünde pazar kurulurdu. Yarı memba(kaynak) suyu yarı da çeşme suyu olacak şekilde plastik sürahi içinde hazırladığım suyla birlikte pazar içine dalıp satışa çıkıyordum. Başlıyordum bağırmaya; “Buuuz gibi soğuk sudan içeeen!” Bu işi yapan o kadar çok çocuk vardı ki hepimiz yarışıyorduk adeta… Diğer çocuklar suyu o kadar çok soğuk satıyorlardı ki müşteri bardağı bitiremiyordu. Ben ise tam kafaya dikmelik ayarda bir serinlikte hazırlıyordum ki içen bir daha içiyordu. Bu da bir müşteriden iki katı daha fazla para kazanmak demekti.

Şöyle bir bakıyorum da çocukken para kazanmak için bayağı iyi şeyler yapmışım… Hadi boş durmayalım, sizler neler yaptınız söyleyin bakalım…

Paylaş