Gıcık Eden Şeyler… Seri-1

Toplu taşıma araçlarından dolmuş(minibüs)ları bilmeyen yoktur sanırım. Özellikle İstanbul’daki dolmuşlar insanın iç organlarını birbirine dolayacak şekilde hareket ederler! Böylesine bir seyahat içindeyken bir de lüzumsuz yerde dolmuşu durdurup aheste aheste hareket ederek dolmuşa binmeye çalışanlar… Hadi be kardeşim beee, hadi beee… Bin şu dolmuşa, sallanmaaa!

Otobüs yolculuğunda mola yerlerine gelindiğinde yolcuların neredeyse yüzde 50’si direkt lavabolara gider, yüzde 20’si otobüste uyur ve geri kalan kısım da yemek yeme, hava alma gibi işlerle meşgul olur… Ben lavabolara giden yüzde 50’lik dilimdeyimdir genelde. En kötü ihtimalle elimi yüzümü yıkarım. Nitekim mola yerlerinde tuvaletler de eskisi gibi değil artık, daha bakımlı ve lüks… Lakin ellerimizi kurulamak için sensörlü havlu kağıt cihazına elimizi tuttuğumuzda alttan çıkan havlu kağıdın boyutu evlere şenlik… Cihazdan çıkan havlu kağıt ile abartısız söylüyorum, ancak bir dal tütün sarabilirsiniz. İnsaf yahu… Deli gibi para basıyorsunuz, havlu kağıttan tasarruf yapmak da ne demek…

Paylaş