Gıcık Eden Şeyler… Seri-6

Gıcık eden şeylerin altıncı serisine hoş geldiniz.  Bugün yazacağım şeylerin eminim ki tamamına sizler de çok gıcık oluyorsunuzdur. Ha eğer ki gıcık olmuyorsanız da eminim ki bunları yapanlardan biri de sizsinizdir:) Neyse, hadi başlayalım o vakit…

 

Allah aşkına şu çocuğa bi akıllı dur de!

Her anne-baba çocuğuna düşkündür. Tabi bu düşkünlüğü çocuğun gelişim sürecindeki eğitimi konusunda iyi ayarlamak şart. Nitekim çocuğunu çok sevmek demek, ona hiç kızmamak, onu hiç uyarmamak demek değil! Ama bu ayrımı yapamayan ebeveyn sayısı oldukça fazla. İşte bu ayrımı yapamayanların sergilediği sahneleri izlemek beni çok gıcık ediyor. Geçtiğimiz günlerde çalıştığım iş yerindeki personellerden biri çocuğunu da getirmiş büroya. Çocuk öyle bir çocuk ki 10 sn içinde bulunduğu mekanı savaş alanına çevirebilecek potansiyele sahip ve çeviriyor da. Anası olacak insan! da ne hikmetse “çocuğum akıllı dur” dahi demiyor. Gel de fıtık olma böylelerine… Bak gene sinirlerim tepeme çıktı!

 

Kendi alanına çekilemeyen adam!

Kişisel blogumun ilk yazılarında otobüs yolculuğunu çok sevdiğimi ve otobüs yolculuğu hikayelerinin her zaman güzel malzemeler verdiğini dile getirmiştim hep. İşte bir otobüs yolculuğu vakası daha… Uzun yolculuklarda yanında oturan kişi ciddi anlamda önemi sahiptir. Yolculuğu gerçekten de çekilmez hale getirebilirler. Benim yolculuğum o derece çekilmez geçmedi ama gene gıcık eden şeylerle karşılaştım. Yanımdaki yolcu, kolunu klimalara uzatıp soğukluk ayar denemeleri yapmaya başladı. Bilirsiniz ki her yolcu için otobüslerin tavanında ayrı bir klima sistemi vardır ki bu yanımdaki garip tür, kendi klimasından mutlu olmamış ki benim klimama da el attı. Yahu insan hiç mi düşünmez-düşünemez ki bu klima diğer yolcu için tasarlanmış diye…

 

Başkasının hayatını düşünmeyenler(düşünemeyenler demedim dikkat edin)

Uçak yolculuğuna da yavaştan giriş yapalım değil mi, her ne kadar otobüs yolculuğu kadar olmasa da bir-iki saatlik uçak yolculuğunda bile malzeme çıkabiliyor. İşte onlardan biri… Sınırlı sayıda uçak seyahati yapan biri olarak neredeyse her uçuşta karşılaştığım bir manzara var. Uçak kalkışa hazırdır ve hostes duyuruyu yapar, “lütfen telefonlarınızı kapatın ya da uçak modunda tutun”. Bunu duyan kulaksızlar ise hâla telefonla oynamaya devam eder; kimi Facebook’ta duvarı okumaya devam eder, kimi whatsapp yazışmasını sonlandıramaz… Be insan, sen istersen Tahtalıköy’e git ama bizim suçumuz ne!

 

Paylaş

Gıcık Eden Şeyler… Seri-6 (2 Yorum)

Yorum Yaz

  1. atakan dedi ki:

    Buda diğerleri kadar güzel ve eğlenceli hazırlanmış eline sağlık 🙂