O Eski Köyümden Eser Yok Şimdi!

Köy kavramı o kadar çok şey ifade ediyor ki insanda, ifade etmekte zorlanıyoruz bu hissiyatı. Her daim en kötü ihtimallerin yaşam noktasıdır köyler… Bazen de nefes alamadığımız anlarda tertemiz havasıyla bizleri resetleyen mekânlardır.

Kimi zaman bayramlarda, kimi zaman yaz tatillerinde uğrarız köyümüze. Önce tertemiz havasını içimize çekeriz, ardından da dağlardan gelen soğuk suyunu içeriz. Henüz bir saat önce bahçedeki dalında salınan domates ve biber, önümüzdeki tabakta mis gibi bir menemen olmuştur artık… Ahırdaki inekten daha dün sağılan süt ise bugün soframızda ayran olarak gelmiştir ve içimizi ferahlatmaya hazırdır. Her şey iyi hoş da köylerdeki durum-vaziyet halâ böyle mi? Şahsen benim güzide köyümde bütün dengeler değişmiş.

Neredeyse her yıl giderim ben köyüme. İlla ki toprağını koklayıp suyunu içmem lazım ki kendime geleyim. Ama ne yazık ki her geçen yıl bir öncekinden daha az tat alarak ayrılıyorum köyümden… Niye biliyor musunuz? Çünkü her geçen yıl tarım ölüyor, hayvancılık bitiyor. Köyde kalan nesil yaşlanıyor, büyük şehirlere giden çoluk-çocuk ise köy hayatına ve işlerine yanaşmıyor. Gerçi ekilen arpadan, buğdaydan kâr elde etmenin mümkünatı da kalmadı ama o ayrı bir konu. Önceki yıllarda(en az 5 yıl öncesi) sofradaki buz gibi ve hafif ekşimiş ayranı kafama diklemek için sabırsızlanırdım. Şimdi ise yoğurdu yalvar yakar yaptırıyorlar ineği olanlara… Kimse de ne inek kalmış ne davar, gerçi olsa da kim otlatacak ki bu hayvanları dağlarda… Hadi bunu geçtik, gelelim sabah kahvaltılarına. Taptaze, kırmızıya çalan bir sarılığa sahip; zaman zaman da çift sarılı çıkan yumurtalar eksik olmazdı sofradan. Gel gör ki şimdi paramızla bile köy yumurtası alacak birilerini bulamıyoruz koskoca köyde. Tavuk besleyen hane bile kalmamış neredeyse. Anlayacağınız köy kahvaltısı olayı tarihi eser olmuş bile… Salam, zeytin, hazır peynir, helva, çokokrem… Köy kahvaltımızın yeni trendleri bu ürünler… İstanbul’daki evimde yaptığım kahvaltıda bile daha çok köy ürünü mevcut.

Ben köyümü ve köylerdeki durumu vahim görüyorum. Oh be dünya varmış diyebileceğimiz köylerimiz vardı ama giderek değişiyor bu durum. Peki sizin köyünüzde vaziyet nasıl? Hala ekmeğinize sürebileceğiniz bir tereyağı var mı ya da daha dün kendi ineğinizden sağılmış sütten yapılmış bir yoğurdu yeme fırsatı bulabiliyor musunuz? Yoksa benim köyümdeki gibi negatif bir dönüşüm başladı mı sizde de…

Paylaş